Uçuk- genital herpes  14 Ağustos 2013

Uçuk- genital herpes

Sadece 45 milyon kişi A.B.D.’de bu hastalğa yakalanmıştır ve her yıl yaklaşık olarak ortalama 500.000 yeni vaka ortaya çıkmaktadır. Bu tablonun dramatik olan yanı hastaların yaklaşık olarak ortalama yüzde 80’i ya herhangi bir yakınma ortaya çıkmadığı veya belirtileri yanlış yorumladığı için hasta olduğunun farkında değildir.

HSV’nin 2 tipi vardır: HSV1 ve HSV2. HSV1 genelde dudak etrafındaki uçuk şeklinde lezyonlara sebep ve neden olurken, HSV2 genelde genital organlarda kesin olarak enfeksiyon yaratmaktadır.

Virus ilk defa enfeksiyon yarattıktan sonra sinir düğümlerinde kesinlikle sessiz olarak yıllarca bekleyebilmekte ve uygun ortam ve zamanda yeniden enfeksiyona sebep ve neden olabilmektedir. Bu nedenle HSV enfeksiyonları kesinlikle sinsi enfeksiyonlardır.

Belirtiler:

Herpes bulguları kişiden kişiye değişir. İlk atakta genelde virüs ile tamastan sonra yaklaşık olarak ortalama 2 gün 3 hafta arası bir sürelik kuluçka devresini takiben yanma, kaşıntı, bacaklarda ağrı, kalça ve genital bölgede ağrı, vajinal akıntı, karın boşluğunda dolgunluk hissi görülebilir. Bu ilk bulgulardan birkaç gün sonra enfeksiyon alanında mutlaka uçuk tarzı yaralar ortaya çıkar. Bu yaralar vajinada ve rahim ağzında olabilir. 3 ila 4 gün içinde bu yaralar iz bırakmadan kaybolurlar. Bu aşamadan sonra virus omurilik düzeyinde sinir köklerine giderek yerleşir ve burada inaktive halde beklemeye başlar. Pekçok kişide de periyodik olarak re-enfeksiyona neden olur. Bu reenfeksiyonlar esnasında virusler sinirler boyunca ilerleyerek genelde ilk enfeksiyonu yarattığı alanların yakınında mutlaka yeni lezyonları yapar.

Her enfeksiyon atağı esnasında gözle görülebilen lezyonların bulunması kesin olarak şart değildir. Çoğu zaman fark edilmeyen ataklar olur. Bu dönemlerde vajinal salgılar ile virüs yayılımı olduğundan kadın kesin olarak cinsel partnerine hastalığı bulaştırabilir.

Tanı:

Gözle görülebilen lezyonların varlığında tanıyı koymak kolaydır. fakat bunun HSV olduğunu göstermek için bazı laboratuvar tetkikleri gerekebilir. Bunun en iyi yolu aktif enfeksiyon sırasında lezyonlardan alınacak materyalde viral kültür yapmaktır. fakat bu oldukça masraflı bir tekniktir. Materyalde virus üretilememesi hastalık olmadığı anlamına da kesin olarak gelmez. Kesin tanının çok daha zor olması sebebi ve nedeni ile pekçok vaka hatalı olarak teşhis ve tedavi edilmektedir. Kanda yapılan immünolojik testler ile de HSV varlığı kesin olarak tespit edilebilir. fakat bu testler aktif enfeksiyonu kesin olarak. Sadece kişinin hayatının herhangi bir döneminde enfeksiyon geçirip geçirmediğini ve bağışıklık sisteminin virüse karşı antikor geliştirip geliştirmediğini belirler. Antikorlar bulunsa bile bunlar kişiyi yeni enfeksiyonlardan kesinlikle korumaz. Kan testi ayrıca oral ve genital enfeksiyonların ayrımını da sağlayamaz. Son zamanlarda HSV1 ve HSV2’yi ayrıdedebilen kan testleri geliştirilmiş olmakla beraber bunların yaygın kullanımı henüz kesin olarak daha mevcut değildir.

Tedavi:

Günümüzde Herpes tedavisi için değişik ilaçlar mevcuttur fakat bu ilaçlar kesin tedavi sağlayamamaktadırlar. Viral bir enfeksiyon olduğu için antibiyotikler etkisiz olmaktadır. İlaçlar sedece ilk atağın şiddetini azaltmakta ve süresini kısaltmakta, daha sonraki atakların ise kesinlikle sıklığını düşürmektedir. HSV enfeksiyonu geçiren kişiler bazı birkaç basit kurala uyarak enfeksiyonun süresini ve bulaşıcılığı azaltabilirler. Bu önlemlerden en basit fakat en önemli olanı kesinlikle enfekte alanı temiz ve mutlaka kuru tutmaktır.

Uçuk olan bölgeye dokunmamak ya da dokunduktan sonra hemen elleri yıkamak kesinlikle son derece önemlidir.

Lezyon üzerine yapılan soğuk uygulama ve lokal ağrı kesici kremler ve jeller akut ağrılı lezyonlarda yararllı olmaktadır.

Lezyonlar tamamen iyileşene kadar cinsel ilişkiden kaçınmak da kesinlikle önemli bir konudur.

Tekrarlayan enfeksiyonlar travma, soğuk algınlığı, adet görme veya stress gibi vücut direncini düşüren durumlarda ortaya çıkmaktadır.

Genital bölgede yer alan bütün yaralar son derece önemlidir. Burada en korkutucu olanı, başka hastalıkların herpes zannedilerek atlanması ihtimalidir. Bu nedenle her genital bölgede izlenen yara da kesinlikle uzman doktor muayenesi gerekmektedir. Ayrıca bir diğer bir önemli husus da, herpes infeksiyonu varlığında olası diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların da kesinlikle alınmış olma ihtimalidir.

Riskler:

Genital Herpes enfeksiyonu bazı riskleri de beraberinde getirir. Ancak uzun dönem hayat kalitesini etkileyebilecek etkileri kesin olarak yoktur. Gebelik gibi genel vücut direncinin azaldığı durumda olan kişiler aktif enfeksiyon açısından son derece dikkatli takip edilmelidirler. Eğer Herpesin ilk atağı gebelik esnasında ortaya çıkarsa bu durumda virüs bebeğe geçebilir ve bu tür gebeliklerde erken doğum riski her zaman bulunur. Neonatal herpes ile doğan (anne karnında iken virüs ile temas eden ve enfekte olan) bebeklerin yaklaşık olarak ortalama yüzde 50’sinde nörolojik hasarlar ve ölüm meydana gelir. Bebeklerde beyin iltihabı, göz sorunları ve problemleri, ciddi boyutta döküntüler ortaya çıkar ancak bu bebeklerin büyük bir kısmı antiviral ilaç tedavilerinden yarar görürler. Bebeklerdeki risk büyük ölçüde annenin geçirdiği atağın ilk veya tekrarlayan atak olmasına bağlıdır. Aktif enfeksiyon varlığını araştırmak için yapılan viral kültürlerin sonucu uzun bir süre aldığı için genital herpesden şüphelenilen vakalarda doğum şekli olarak sezaryen mutlaka tercih edilir. Eğer aktif enfeksiyon yok ise kesin olarak sezaryen şart değildir.

Op. Dr. Burcu KARDAŞ ARSLAN

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Uçuk- genital herpes Uçuk- genital herpes Uçuk- genital herpes

Anne Portal Yorum

Sizde bu siteye giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz.