Sezeryan  3 Temmuz 2013

Sezeryan

Sezaryen, doğumun doğal olmadığı durumlarda karın ve rahmin kesilerek bebeğin alındığı cerrahi bir operasyondur. Çok nadir durumlarda bu yöntemle rahimdeki ölü fetusun da alındığı durumlar olur. İlk modern sezaryen 1881 yılında Alman jinekolog Ferdinand Adolf Kehrer tarafından gerçekleştirilmiştir.

Sezaryen genellikle vajinal doğumun bebeğin ya da annenin sağlığını riske atacağı durumlarda yapılır. Son yıllarda sezaryen doğum Çin’de yüzde 46. gibi bir rekor seviyeye yükseldi. Diğer Asya, Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde ise bu oran yüzde 25. gibi bir seviyededir. ABD’de sezaryen doğum oranı 2007 yılında yüzde 31.8 olarak tespit edildi.

Avrupa ülkelerinde ise bu oran çok büyük farklılıklar göstermektedir: İtalya’da sezaryen doğum oranı yüzde 40. iken, bu oran Nordik ülkelerinde sadece yüzde 14’tür.

Sezeryan Riskler

Sezaryen ile doğum mecbur kalınmadıkça tavsiye edilen bir doğum tekniği değildir. Çünkü sezaryen doğumdan ziyade bir nevi operasyon gerektiren bir işlemdir. Karın bölgesine kesi uygulanmaktadır. Uygulanan kesi ile karın iç kısmında iltihap tehlikesi mutlak her zaman vardır. Ayrıca kesiye uygulanan dikişlerde kanama ve enfeksiyon yaşanabilir.

Sezaryen doğumlarda vajinal doğumlara oranla kan kaybı çok daha yüksektir. Sezaryen doğum şayet 2. veya 3. Defa uygulanıyor ise ilk doğuma oranla çok daha fazla risk oluştura bilmektedir. Oluşabilecek riskin nedeni ise ilk doğumda muhtemel karın içinde yapışıklıklar oluşmuştur. İdrar yollarında hasar oluşma riski vardır.

Sezaryen doğum sonrası dikiş uygulanan alanda oluşan ağrılar annenin hareketlerinde kısıtlama yaratacağından dolayı bebeğini emzirmesinde zorluk yaşayabilir.

Sezaryen doğum şayet genel anestezi yardımı ile yapılmışsa anestezi ile alakalı sorunlar yaşana bilir. Ayrıca sezaryen doğumlarda annenin hayatı normal doğumlara oranla yaklaşık olarak 4. kat daha tehlike altındadır.

Sezeryan ve Anestezi

Sezaryen doğumlar mecburen anestezi yardımı ile yapılır. Ameliyatlarda genel olarak genel anestezi kullanılır. Ayrıca bazı durumlarda sadece belden alt tarafı etkisiz hale getirmek için epidural anestezi kullanımı da tercih edilmektedir. Epidural anestezi ile anne adayı doğum boyunca ağrı hissine maruz kalmaz ve bebeğinin doğumuna şahit olur. epidural anestezinin bir başka avantajı ise, doğumdan sonra annelerin bebekleri ile daha çabuk temas haline geçebilmeleridir. Genel anesteziye oranla epidural anestezi ile doğan bebeklerin daha aktif oldukları gözlemlenmektedir.

Sezaryen sonrası vajinal doğum

İlk doğumunu sezaryen ile gerçekleştiren bir annenin daha sonra normal doğum yapma olasılığı yüksektir. Ancak normal doğum ile başarı şansı yüzde 60. oranlarındadır. İlk doğumda sezaryen ile doğum gerçekleştiren annelerde ikinci doğumda sezaryen yapılmasına neden olan durum devam edemeye bilir.

Örnek; annede çatı darlığı sorunu var ise ve ilk doğum sezaryen ile gerçekleşmişse ikinci doğum normal olarak yapılabilir. Ancak ilk doğumda bebeğin iriliği veya çok daha farklı nedenlerden sezaryen ile doğum yapılmış ise ikinci doğum muhtemel normal doğum olarak gerçekleştirilir. Sezaryen ile gerçekleşen ilk doğumdan sonra ikinci doğum normal olacak ise doğum eylemi yavaş bir şekilde ilerleyebilir. Fakat anne adayına uygulanan suni sancı ile doğum eylemi hızlandırılarak gerçekleştirilebilir.

Sezeryan Sezeryan Sezeryan

Anne Portal Yorum

Sizde bu siteye giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz.