Ağız Kanseri  5 Haziran 2013

Ağız Kanseri

Ağız kanserinin sıklığı ve ciddiyeti, 45 yaş üzeri kadınlar ve erkekler üzerinde görülen bir hastalıktır. Ağız kanseri, erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara göre 2 kat daha fazladır.

Ağız kanserinin meydana geldiği bölgeler sıklıkla; ağız tabanı, dil, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, diş etleri ve dudaklardır. Ağız kanseri erken dönemde teşhis edilerek tedavi uygulanmaz ise, yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzelmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri ve hatta ölümlere neden olabilir. Uzman diş hekimlerine düzenli gidilmesi ağız kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi açısından da oldukça önemlidir.

Dil, diş eti, dudak ve ağız tabanı kanserleri ağız kanserinin en yaygın türleridir.

Nadiren damak bölgesini ve yanak içini alır. Tükürük bezlerinin birinde başlamış olabilir ya da boğaz veya burun gibi ağız çevresindeki bölgelerden ağıza yayılmış olabilir.

Kanserlerin birçok türünde olduğu gibi yüne tedaviden en fazla faydayı sağlamak, kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılmasını önlemek ve yüzde meydana gelebilecek şekil bozuklukları ile konuşma zorluğu engellemek amacıyla erken teşhis çok önemlidir.

Kanser Araştırma Kurumları tarafından yapılan araştırmaların istatistiklerine göre, Ağız Kanseri erkeklerde kadınlara oranla iki (2) kat daha yaygındır. 40. yaşını aşmış bireylerde görülme olasılığı da çok fazladır. Ancak son dönemlerde araştırmalar Ağız Kanserinin genç yaştaki hastalarda ve kadınlarda gittikçe daha yaygın hale geldiğini ortaya koymaktadır.

İngiltere’de teşhis edilen 4.500’ü aşkın yeni Ağız Kanseri vakası vardır. Her yıl bu hastalıktan hayatını kaybeden 1.800’den fazla insan bulunmaktadır.

Ağız Kanseri Belirtileri

Uzun zamandır ağızda bulunan ve düzelme belirtisi göstermeyen Lekeler ya da Şişlik uzman bir doktor (Diş Hekimi, Genel Cerrah, Sağlık Uzmanı) tarafından mutlaka kontrol edilmelidir. Aynı şekilde ağız içi ya da dudaklardaki ağrı, iyileşmeyen herhangi bir çatlak, şişlik ya da ülser mutlaka muayene edilmelidir.

Gelişen bir tümör ağrı, belirti veremeyebilir. Ancak yayılarak kanamalara sebep olabilecek ülserler meydana gelebilir. Dil Kanseri genellikle acı verici, dilin anormal bir şekilde bükülmez ve sert olmasına neden olabilir. Düzgün konuşma ya da yutkunma zorluğu ve uyuşmuşluk hissi görülür.

Ağız içinde bulunan beyaz lekeler (Lökoplaki) ya da kırmızı lekeler (Eritroplaki) meydana geldiğinde, oluşan bu lekeler öncü Kanser koşulları (Ardından Kanser Görülmesi Muhtemel Koşullar) olarak onaylanabileceğinden Uzman Doktor ya da Uzman Diş Hekimi tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir.

Ağız Kanseri Nedenleri

Ağız Kanseri genellikle tütün (Sigara, Pipo) kullanımı ile ilgilidir. Sigarayı bırakıp pipoya ya da puroya geçmek veya enfiye ya da ağızdan alınan tütün riskini azaltmaz. Katran miktarı çok daha düşük olan ya da ”Light” olarak adlandırılan Sigaralar da hiçbir işe yaramaz. Bir miktar tütünü ağız içinde herhangi bir noktada uzun süre tutmak oldukça tehlikelidir. Bu gibi durumlar öncelikle Kanser koşulu olarak kabul edilen Lökoplakiye sebep olur. Ağız Kanseri gelişimini tetikleyen diğer faktörler:

  • Sert alkollü içecekler ve aşırı alkol tüketimi.

  • Sigara ve Alkol kullanımının bir arada olması.

  • Yerine oturmayan takma (Protez) dişler.

  • Dişlerin pürüzlü ya da sivri uçlu olduğunda yeteri kadar bakımlı olmaması.

  • Dişin herhangi bir keskin yerinden dolayı dilin sürekli tahriş (yara) olması.

  • Arek (Betel) betal yaprağı ya da ceviz (Felfelek) çiğnemek – Bangladeş gibi belirli kültür grupları arasında oldukça yaygın bir alışkanlıktır.

  • Sigara dumanındaki Kanser üreten maddelerin (Kanserojen Üreten Maddeler) vücuda alınması Alkol ile daha çok arttığından, Alkol ve Sigara dumanının bir araya gelmesi çok önemli bir nedendir.

Ağız Kanseri Teşhisi

Bir ay içerisinde ağız içindeki herhangi bir şişlik ya da doku değişikliği Uzman Doktora gösterilmelidir. Düzenli kontroller esnasında Diş Hekimleri ağız kanserlerine yönelik muayene yapabilmektedir.

Dik Hekimleri tarafından yapılan görsel muayene genellikle atılacak ilk adımlardır. Hastalıklı bölgeye dokunulur, şişkinlik ya da ülserin veya çatlak gibi öteki sıra dışı belirtiler tespit edilir. Örnek; herhangi bir şişlik ya da ülserin ne zamandır var olduğu, ağrı ya da kanama meydana gelip gelmediği, yutkunma ya da konuşmada güçlük yaşanıp yaşanmadığına yönelik olarak hastanın Ağız Sağlığı geçmişi hakkında, hastayla görüşmek de çok yararlı olur.

Küçük bir Biyopsi (Analiz Etme Amacıyla Az Miktarda Doku Alma) teşhisi doğrulayabilir. Kanserin boyutunu belirlemek ve kemikleri ya da diğer bölgeleri etkileyip etkilemediğini öğrenmek için Röntgen ve CT taraması faydalı olacaktır.

Ağız Kanseri Tedavisi

Ağız Kanseri Tedavisi, bütün kanserli dokuların Cerrahi Müdahale ile alınması, Işın Tedavisi (Kanser Hücrelerini Yok Etmek İçin Radyasyon Kullanma) Kemoterapi (Kanserle Savaşan İlaçlar Kullanma) veya bu yöntemlerin bir arada kullanılmasından oluşur. Bağı Ağız Kanseri türlerinde Foto Dinamik Terapi (PDT) adı verilen yeni bir tedavi de kullanılmaktadır. Bu tedavide Kanser Hücreleri yok etmek için Lazer ışını ve ışığa duyarlı bir ilaç kullanılır.

Ağız Kanseri erken tedavi edildiğinde iyileşme olasılığı oldukça yüksektir. Ameliyat sonrasında yumuşak dokuda ya da deri üzerinde bir takım Rekonstrüktf Ameliyat gerçekleştirmek ya da kemikleri Protezler (Yapay Yedek Parçalar) ile değiştirmek gerekebilir. Tedavide ağızları değiştirilen hastaların onarıcı dişçilik, Konuşma Terapisi ve Beslenme Danışmanlığı hizmeti almaları gerekebilir. Tedavi sonrası konuşmaları ya da görünümleri değişen hastalar veya tedaviyi özellikle stresli bulan kişiler için Psikolojik Destek gerekli olabilir. 

Ağız Kanseri Ağız Kanseri Ağız Kanseri

Anne Portal Yorum

Sizde bu siteye giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz.